+90 (533) 522 0459 bilgi@onatuzumcugil.com

El Cerrahisi Nedir?

El cerrahhisi; parmak ucundan omuza kadar olan bölgedeki kas, tendon (kas kirişi), cilt, cilt altı, sinir, damar, eklem ve kemik ile ilgili her türlü yaralanma ve hastalıkları kapsar. “El ve Üst Ekstremite Cerrahisi” olarak da adlandırılır. El bölgesinde meydana gelen kas ve tendon kopmaları, açık bir yaralanma olmadan oluşan kırık ve çıkıklar veya cilt kesilerinden uzvun çok ağır bir şekilde yaralanması ve kopmasına (ayak ve bacak da dahil) kadar oluşabilecek her tür açık yaralanma, şekil bozuklukları ve yanıklar el cerrahisinin tedavi alanını oluşturmaktadır. Ellerde ve parmaklarda ağrı, uyuşma ile ortaya çıkan sinir sıkışmaları cerrahi tedavi gerektirir.

El Cerrahisi Kapsamına Giren Hastalıklar ve Ameliyatlar

  • El ve bacak kopmaları
  • Doğumsal el bozuklukları
  • El kol ve bacak yaralanmaları
  • Parmak fazlalığı (polidaktili)
  • El-ayak tendon (kiriş), sinir, damar yaralanmaları
  • Parmak yapışıklığı (sindaktili)
  • Elde oluşan tümörler
  • Yanığa bağlı olarak elde ve ve ayakta oluşan bozukluklar
  • El ve parmakta oluşan kırıklar
  • Tendon sıkışmaları (tetik parmak, Quervain tenosinoviti…)
  • El ve parmak enfeksiyonları
  • Yanığa bağlı oluşan el ve ayak deformiteleri
  • Brakial pleksus cerrahisi
  • Sinir sıkışmaları (karpal tünel, kübital tünel sendromlar…)
  • Parmak ucu deformiteleri
  • El ve ayakta oluşan tırnak deformiteleri (tırnak batması..)
  • Tüm vücut doku kayıpları
  • Dupuytren hastalığı (kontraktür)
  • Tetik parmak

Erken dönemde başlatılan ve uzun süre gerekebilen fizik tedavi ve rehabilitasyon, el cerrahisi ameliyatları sonrası olumlu sonuçlar alınabilmesi için çok önemlidir. İyileşme sürecinde, ameliyat edilen bölgenin yeri, hastanın yaşı, dokunun özelliği gibi pek çok etken önemli rol oynar.

El Yaralanmaları

Kiriş, sinir, damar ve eklemlerin hasarı, kırılmış kemiklerin, yanıkların ve cilt yaralanmalarının onarımı el cerrahisinde en çok yapılan işlemler olarak ön plana çıkar. Modern teknikler ciddi yaralanmalarda bile görüntü ve fonksiyonu tekrar iyileştirmeyi büyük ölçüde arttırmıştır.

Karpal Tünel Sendromu

El parmaklarımızdaki his ve hareket becerisini gösteren medyan sinirler ve onları destekleyen 9 adet tendonun geçtiği bileğimizdeki dar bir boşluğun adına “karpal tünel” denir. Karpal tünel sendromu, el bileği bölgesindeki sinirlerin bası altında kalması sonucunda ortaya çıkan bir dizi belirti ve bulguları tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Daha çok kadınlarda görülür. Dantel ve el işi yapan ev hanımlarında, bilgisayar ve daktiloyu çok kullanan kişilerde, marangoz, bahçıvan, inşaat gibi işlerde çalışan ellerini çok zorlayan kişilerde oldukça sık oluşan bir rahatsızlıktır. Ayrıca aşırı kilolu kişilerde, şeker hastaları, hamileler, tiroid rahatsızlığı olanlar ve eklem iltihabı olanlarda sıkça rastlanır.

Karpal Tünel Sendromunun En Sık Rastlanan Belirtileri

  • İşaret parmağı, orta parmak, baş parmak ile yüzük parmağının yarısında meydana gelen uyuşma ve şişme.
  • Duyu ve ağrı kaybı

Özellikle gece uykusunun ardından ellerde şişme ve uyuşma hissi fazlalık gösterir. Hasta bu süreçte çoğunlukla uykusundan uyanır, ağrı ile elde güç ve beceri kaybı yaşanır ve bu bölgede kas zayıflaması oluşur.

Karpal tünel sendromu daha çok 40-70 yaşları arasındaki kadınlarda meydana gelir. Tanı fizik muayene sonucunda ortaya konan klinik bir tanıdır. EMG testi (Elektromiyografi) gerekebilir. EMG testine ek olarak el bileğine MR çekilmesine de ihtiyaç duyulabilir.

Karpal Tünel Sendromu Tedavileri

Cerrahi Tedavi

 İleri seviyedeki şikayetlerde hastalara cerrahi tedavi önerilmemektedir. Geç kalınmaması önemlidir; çünkü karpal tünel sendromu ilerleyerek hastanın hayatını zor bir hale getirmemektedir. Cerrahi tedavide el bileğine küçük (1.5-2 cm) bir kesi yapılarak sinir sıkışması giderilir. Genel ya da lokal anestezi altında yapılabilen bir tekniktir. Hasta aynı gün evine dönüp ellerini zorlamadan hayatına devam edebilir.

Ameliyattan hemen sonra hastaların tümünde belirtilerin tümü ya da çoğu hemen geçer ve hastalar belirgin olarak rahatlarlar. Uzun zamandır her gece elde ağrı ve uyuşma nedeniyle uyanan hastalar, ameliyatın olduğu gece rahat uyumaya başlarlar.

Sonucu etkileyen faktörler arasında; hastanın yaşı, hastalık süresi ve ameliyat öncesi belirtilerin şiddeti önemlidir. Hastalığın ileri evrelerinde sıkışma nedeniyle sinirde hücre ölümü olabildiğinden, karpal tünel sendromu tanısı konulduktan sonra en kısa zamanda ameliyat olunmalıdır. Yaşı ve hastalık evresi ne olursa olsun karpal tünel sendromlu hastalarda cerrahi tedaviden kaçınılmamalıdır.

Konservatif Tedavi

Bilekler ve ellerdeki şikayetler ileri seviyede değilse gece istirahat bileklikleri kullanılabilir. Bu seviyedeki hastalara karpal tünele hidrokortizon iğneleri yapılır ve bir çok kişide şikayetler tamamen ya da uzun süre yok edilebilir.

Kübital Tünel Sendromu Nedir?

Elin üç ana sinirinden birini oluşturan ulnar sinirin bir basınca ve sıkışmaya maruz kalmasıyla oluşan uyuşukluk, güç kaybı, ağrı ve şişlik gibi durumlar kübital tünel sendromunun kapsam alanına girer.

Kübital tünel sendromu, ulnar sinirin dirsek düzeyinde bası altında kalması sonucunda ortaya çıkan bir dizi belirti ve bulguları tanımlamak için kullanılan bir terimdir.

Dirsek bölgesinde bulunan iki kemik çıkıntısının arasından geçen sinir, el bileğimizi büktüren (fleksor karpi ulnaris) kasının iki başlangıç noktası arasından seyreder. Bu bölgede sinir çok yüzeyselleştiği için basıya ve travmaya açık bir haldedir.

Ulnar sinir koldan el bileğine doğru ilerlerken dirsek arka iç yanda kübital tünel (dirsek tüneli) adı verilen bir aralıktan geçer ve sıkışma bu tünel içinde olur.

Kübital tünel sendromunun en sık rastlanılan belirtileri; ulnar sinirin elde yayılımına uyan bölge olan küçük parmak ile yüzük parmağının yarısında uyuşma, ağrı ve duyu kaybıdır. Dirseğin iç yan tarafında ağrı ve hassasiyet de görülebilir. Rahatsızlığın ileri aşamalarında başta işaret parmağı ve baş parmak olmak üzere eldeki tüm kaslarda ileri seviyede zayıflama meydana gelir. Yaşanan küçük çarpmalar sonrasında dahi elde elektrik çarpması hissi oluşturur. İleri dönemlerde parmakları birbirine yaklaştırmada güçlük çekildiği, eli düz tutmaya çalışırken 4. ve 5. parmakların geri doğru kıvrıldığı görülür.

Kübital tünel sendromu daha çok 30-60 yaşları arasındaki erkeklerde görülen bir rahatsızlıktır. Kadınlarda da rastlanmaktadır.

Elektromiyografi (EMG) ve sinir ileti çalışması (SİC) adı verilen özel testler, kubital tünel sendromu tanısını teyit etmek ve derecesini belirlemek amacıyla kullanılabilir.

Tedavisi

Sinir ileti çalışması ve elektromiyografi sonucunda sinirde küçük hasarların oluştuğu durumlarda cerrahi dışı müdahaleler yeterli gelebilir. Sinir üzerindeki basınç, dirsek kullanımının şeklini değiştirmesi ile büyük ölçüde azalma gösterir. Dirseği sert zemine koyma alışkanlığını azaltılmak veya ulnar sinir üzerine dirsek yastığı kullanmak, hastalara iyi gelebilir. Ayrıca uyurken dirseği bir atel ile düz tutmak da etkili bir yöntem olabilir. Bir el terapisti ile uygun dirsek kullanımının çalışılması da mümkündür.

Cerrahi tedaviler; belirtiler çok şiddetli ise veya düzelmiyorsa sinir üzerindeki basıncı azaltmak için uygulanabilir. Siniri dirseğin ön kısmına transfer etmek (Sinir üzerindeki gerginlik ve basınç azalır) çoğu cerrahın tercih ettiği yöntemdir. Sinir, bir yağ yastıkçığı, kas altına veya kasın içine yerleştirilebilir. Bazı cerrahlar kemik çıkıntısının (medial epikondil) düzeltilmesini öngörür. Seçilen cerrah, operasyon sonrası iyileşme sürecinde etkin rol oynar.

Ameliyat sonrası bazı hareketlerde kısıtlanma görülebilir. (Yük kaldırma veya dirsek hareketleri) El terapisine de gerek duyulabilir. El ve el bileğindeki güçsüzlüğün geçmesi birkaç ay sürebilir. Uyuşukluk veya karıncalanma hemen geçebilir veya belirli bir zaman daha kendini gösterir.

Dupuytren Kontraktürü

Avuç içinin cilt ve cilt altındaki dokusunun hastalığı Dupuytren kontraktürü olarak isimlendirilir. Kontraktür bir yapının, yeniden gevşeyememek üzere, kalıcı olarak kasılması demektir. Elin sağlamlığını arttırmak , damar ve sinirleri korumak için avuç içinden parmaklara uzanan, cildin hemen altında kalın bir zar bulunur. Bu zarın kalınlaşması ve büzüşmesi ile parmaklarda meydana gelen kasılma ve fonksiyon kaybına, ilk tanımlayan Dupuytren kontraktürü adı verilir.

Kalın, nedbe benzeri doku avuç içinde cildin altında oluşur ve parmaklara ilerleyip, parmağı avuç içine doğru çekip hareketini kısıtlayabilir. Genellikle orta yaşlı kişilerde kendini gösterir ve bilinen bir nedeni olmamakla birlikte ailesel geçiş gösterilir.

Ameliyat çok dikkatli yapılmalıdır. Hastalığın evresine ve ilerleme hızına göre karar verilir. Nodül döneminde çoğunlukla sadece takip edilir, eğer ağrılı nodül varsa kortizon enjeksiyonu yapılabilir, bu tedaviye yanıt alınamazsa cerrahi ile nodül çıkarılır. Kord oluştuğunda cerrahi tedavi önerilir. Ameliyatın sonucu hastalığın şiddetine bağlıdır. Genellikle el fonksiyonlarında fizik tedaviden de sonra belirgin bir iyileşme görülür.

Konjenital Defektler

Elin konjenital anomalileri doğumda var olan, el gelişimini etkileyen ve elin kullanımında belirgin problemlere neden olan deformitelerdir. Gelişen cerrahi teknikler ile beraber defektlerin çoğu, çok erken yaşta hatta bazı hastalarda gebelikte ve diğerlerinde elin normal gelişimini ve fonksiyonunu bekleyerek 2 veya 3 yaşında düzeltilir.

En sık rastlanan konjenital el anomalisi sindaktilidir. Burada iki veya daha fazla parmak birleşiktir. Cerrahi tedavi olarak parmakları birleştiren dokular kesilir, daha sonra vücudun başka bir yerinden alınan cilt greftleri buradaki boşluklara dikilir. Prosedür eğer kemikler de birleşik ise daha komplike bir hal alır. Müdahale aynı zamanda tam bir hareketi ve normale yakın görüntüyü sağlamasına rağmen, greftlenmiş cildin rengi diğer ciltten bir miktar farklı olabilir.

Diğer sık görülen konjenital defektler, kısa, eksik veya deforme parmaklar, hareketsiz tendonlar ve anormal sinir veya damarlardır. Çoğu hastada bu defektler cerrahi olarak düzeltilir.

Romatoid Artrit

Romatoid artrit; genellikle eklemler çevresindeki dokuları etkileyen otoimmün bir hastalıktır. Vücudun bağışıklık tepkisi bu noktalardaki kıkırdak ve kemik dokularının iltihaplanmasına yol açmaktadır. Sakat bırakıcı bir hastalıktır. Sıklıkla parmak eklemlerini deforme eder ve hareketi engelleyecek şekilde parmakları bükülü bir pozisyonda durmaya zorlar. Kadınlarda erkeklerden daha sıktır. Daha çok yaşlılarda görülmesine rağmen, 30 – 40 yaş arasında da başlayabilmektedir.

Romatoid artritin nedeni kesin olarak bilinmemekle birlikte ailesel bir yatkınlığın olduğu kabul edilmektedir.

Kan Tetkikleri: Sedimantasyon yüksekliği, kansızlık, “romatoid faktör” ve C reaktif protein (CRP) pozitifliği tanıyı destekler.

Radyoloji: Eklemlerin röntgenleri çekilerek kıkırdak dokudaki değişikliler incelenir.

Romatoid artritin neden olduğu sakatlıklar cerrahi kullanılmadan tedavi edilebilir.

Enflamasyon olan eklemlerden dokular çıkararak, tendonları yer değiştirerek veya yapay eklemler koyarak bilek ve el tedavi edilebilir. Cerrahiden sonra elinizi tam olarak kullanamasanız ama fonksiyon ve görüntü açısından belirgin bir iyileşme bekleyebilirsiniz. Unutulmamalıdır ki, cerrahi altta yatan hastalığınızı tedavi etmez. Romatoid artrit elinize hasar vermeye devam edebilir ve bazen mükerrer cerrahi gerekebilir. Ayrıca doktorunuza tedavinin devamı için başvurmanız gerekebilir.